Kaplumbağa Bahçeye Zarar Verir mi​?

Kaplumbağa Bahçeye Zarar Verir mi​?
İçindekiler

    Kaplumbağalar, bahçenizin hem sevimli misafirleri hem de potansiyel bitki düşmanları olabilirler; bu sorunun cevabı büyük oranda bahçenizdeki bitki türlerine ve kaplumbağanın alışkanlıklarına bağlıdır. Bu canlılar doğaları gereği taze yeşilliklere, meyvelere ve çiçeklere ilgi duydukları için özellikle sebze yataklarında ve genç fidanlarda bazı hasarlara yol açabilirler, ancak ekosisteme sağladıkları zararlı böcek kontrolü gibi faydalar da göz ardı edilmemelidir. Kaplumbağaların bahçedeki varlığı doğal bir denge unsuru oluşturabileceği gibi, belirli önlemler alınmadığında özenle yetiştirdiğiniz bitkilerin veya peyzaj düzenlemelerinin zarar görmesine de neden olabilir.

    Kaplumbağaların Beslenme Alışkanlıkları ve Bitki Seçimleri

    Kaplumbağalar genellikle otobur canlılar olarak bilinse de, aslında türlerine göre farklılık gösteren geniş bir beslenme yelpazesine sahiptirler ve bahçenizdeki bitkileri ana besin kaynağı olarak görebilirler. Bahçede serbestçe dolaşan bir kaplumbağa, taze sürgünleri, yer seviyesindeki yaprakları ve dökülen meyveleri tüketerek bitki popülasyonunuz üzerinde doğrudan bir etki yaratır.

    En Çok Tüketilen Sebze ve Meyve Türleri

    Bahçenizde yetiştirdiğiniz pek çok sebze, kaplumbağalar için adeta bir açık büfe niteliği taşır. Özellikle su içeriği yüksek olan marul, kıvırcık, roka gibi yeşil yapraklı sebzeler, kaplumbağaların ilk hedefleri arasındadır. Bu canlılar, bitkilerin en taze kısımlarını yemeyi sevdikleri için fidanların büyüme noktalarına zarar vererek bitkinin gelişimini durdurabilirler. Ayrıca domates, salatalık ve çilek gibi yere yakın yetişen meyveler de kaplumbağalar tarafından sıkça ısırılır; çoğu zaman meyvenin tamamını bitirmek yerine sadece bir kısmını yiyerek meyvenin çürümesine neden olurlar.

    Kaplumbağaların sebze yataklarına olan ilgisi sadece beslenme odaklı değildir, bazen serinlemek için bu nemli alanları tercih ederler. Ancak beslenme açısından bakıldığında, yer bitkilerinin meyveleri onlar için erişilmesi en kolay karbonhidrat ve su kaynaklarıdır. Özellikle olgunlaşmış çileklerin kokusu, kaplumbağaları bahçenin uzak köşelerinden bile bu alana çekebilir. Kabak ve fasulye gibi bitkilerin alt yaprakları da kaplumbağaların kemirme alışkanlıklarından payını alan diğer sebze türleridir.

    Süs Çiçekleri ve Yapraklı Bitkiler Üzerindeki Etkisi

    Bahçe estetiği için dikilen süs bitkileri ve çiçekler, kaplumbağalar için sadece görsel bir şölen değil, aynı zamanda lezzetli bir öğündür. Özellikle renkli çiçekleri olan bitkiler, bu canlıların dikkatini çeker; hercai menekşe, gül yaprakları ve karahindiba kaplumbağaların en sevdiği atıştırmalıklar arasındadır. Eğer bahçenizde yer seviyesinde çiçek yatakları varsa, kaplumbağaların bu çiçekleri kökünden yemese bile çiçek başlarını kopararak bitkinin estetik görünümünü bozduğunu fark edebilirsiniz.

    Sadece çiçekler değil, bazı etli yapraklı bitkiler (sukulentler) ve geniş yapraklı süs bitkileri de risk altındadır. Kaplumbağalar, susuz kaldıklarında su ihtiyaçlarını karşılamak için nem oranı yüksek olan bu bitkileri kemirirler. Bitkinin yapraklarında dairesel veya düzensiz ısırık izleri görülmesi, genellikle bir kaplumbağanın ziyaretinin işaretidir. Bu durum bitkinin fotosentez kapasitesini düşürebilir ve uzun vadede bitkinin zayıflayarak hastalıklara karşı savunmasız kalmasına yol açabilir.

    Kaplumbağaların Bahçede Neden Olduğu Fiziksel Tahribatlar

    Kaplumbağalar sadece beslenerek değil, hareket tarzları ve yaşam alanı oluşturma çabalarıyla da bahçenizde fiziksel değişikliklere ve hasarlara yol açabilirler. Ağır kabukları ve güçlü pençeleri, yumuşak toprak üzerinde ve hassas bitkiler arasında dolaşırken beklenmedik sonuçlar doğurabilir.

    Kazma Alışkanlıkları ve Kök Sistemlerine Etkisi

    Kaplumbağalar, termoregülasyon yani vücut sıcaklıklarını dengelemek için toprağı kazma eğilimindedirler. Sıcak yaz günlerinde serinlemek veya kış uykusuna yatmak için toprağın altına girmek isterler, bu da bahçenizde irili ufaklı çukurların oluşmasına neden olur.

    • Kaplumbağalar özellikle yeni dikilmiş, toprağı henüz yumuşak olan bitkilerin diplerini kazmayı tercih ederler.
    • Kazma işlemi sırasında bitkilerin hassas kılcal kökleri kopabilir ve bitkinin topraktan su alması zorlaşabilir.
    • Açılan çukurlar, suyun kök bölgesinde gereğinden fazla birikmesine veya köklerin hava alarak kurumasına sebebiyet verebilir.
    • Büyük kaplumbağaların oluşturduğu derin çukurlar, bahçedeki drenaj sistemini bozarak suyun yanlış yönlenmesine yol açabilir.

    Bu kazma faaliyetleri sonucunda bitkilerinizin aniden sarardığını veya devrildiğini görebilirsiniz, çünkü toprak altındaki destek yapıları kaplumbağanın pençeleriyle zarar görmüştür.

    Bitkilerin Ezilme ve Kırılma Riski

    Kaplumbağalar yavaş hareket etseler de oldukça ağır ve güçlü hayvanlardır; bu özellikleri onların geçtikleri yollarda mekanik hasar bırakmalarına neden olur. Özellikle genç bitkiler, fide dönemindeki yeşillikler ve ince gövdeli çiçekler, bir kaplumbağanın üzerinden geçmesiyle kolayca ezilebilir veya kırılabilir. Kaplumbağalar genellikle en kestirme yolu tercih ettikleri için, bitkilerin arasından geçerken dalları yana itmek yerine üzerlerine baskı uygulayarak ilerlerler.

    Sadece bitkiler değil, bahçedeki düşük seviyeli sulama hortumları veya dekoratif objeler de kaplumbağaların rotasında zarar görebilir. Kaplumbağanın sert kabuğu, bitki gövdelerine sürttüğünde kabuk kısımlarında yaralanmalara neden olarak bitkiyi mantar enfeksiyonlarına açık hale getirebilir. Özellikle sık dikim yapılmış alanlarda kaplumbağaların dolaşması, bitkilerin birbirine karışmasına ve fiziksel formlarının bozulmasına sebep olan sürekli bir baskı faktörüdür.

    Kaplumbağaların Bahçe Ekosistemine Sağladığı Faydalar

    Her ne kadar bitkilere zarar verebilseler de, kaplumbağaların bahçede bulunması her zaman kötü bir durum değildir; aslında onlar doğal birer bahçıvan gibi çalışarak ekosistemi dengeleyebilirler. Kaplumbağalar, bahçedeki biyolojik çeşitliliği destekleyen ve zararlı popülasyonunu dizginleyen önemli müttefikleriniz olabilir.

    Doğal Zararlı Kontrolü ve Böcek Tüketimi

    Kaplumbağalar, bahçenizdeki gerçek zararlılar olan birçok böcek ve yumuşakça türüyle beslenerek doğal bir pestisit görevi görürler. Özellikle bitkilerinize kaplumbağadan çok daha fazla zarar veren canlıları temizlemeleri, onları bahçe dostu yapar.

    • Bahçelerin en büyük düşmanı olan sümüklüböcek ve salyangozlar kaplumbağaların favori besinleri arasındadır.
    • Toprak yüzeyinde dolaşan çeşitli böcek larvaları ve tırtıllar kaplumbağalar tarafından toplanır.
    • Hamamböceği, karınca ve bazı küçük eklembacaklıların popülasyonunu dengede tutarlar.
    • Bahçede ölen küçük hayvan leşlerini veya çürüyen organik maddeleri tüketerek çevre temizliğine katkı sağlarlar.

    Kaplumbağalar sayesinde kimyasal ilaç kullanmadan sümüklüböcek istilasının önüne geçebilir, böylece daha organik bir bahçe yönetimi sağlayabilirsiniz.

    Toprak Döngüsüne ve Gübrelemeye Katkısı

    Kaplumbağalar, beslenme ve sindirim süreçleri aracılığıyla toprağın verimliliğini artıran doğal bir döngü oluştururlar. Tükettikleri bitkisel ve hayvansal besinleri sindirdikten sonra bıraktıkları dışkılar, toprak için oldukça zengin bir azot ve mineral kaynağıdır. Bu doğal gübreleme yöntemi, toprak mikrobiyolojisini destekleyerek bitkilerin daha dirençli büyümesine yardımcı olur.

    Ayrıca kaplumbağaların yedikleri meyvelerin tohumları, sindirim sistemlerinden geçtikten sonra bahçenin farklı noktalarına dağılır; bu durum bazı bitki türlerinin doğal yollarla çoğalmasını sağlar. Yüzeydeki toprağı hafifçe eşelemeleri ise toprağın havalanmasına ve suyun alt katmanlara daha kolay ulaşmasına yardımcı olan mikro kanallar açılmasını sağlar. Bu sayede bahçe toprağı daha canlı ve üretken bir yapıya bürünerek uzun vadede bitki sağlığını olumlu yönde etkiler.

    Bahçedeki Bitkileri Kaplumbağalardan Koruma Yöntemleri

    Eğer bahçenizde hem kaplumbağa olmasını istiyor hem de bitkilerinizi korumayı amaçlıyorsanız, bazı pratik ve insancıl önlemler almanız gerekir. Kaplumbağalara zarar vermeden onları belirli alanlardan uzak tutmak, bahçe düzenini korumak için en etkili yoldur.

    Kaplumbağalardan korunmanın en temel yolu fiziksel engeller oluşturmaktır; sebze yataklarının etrafına 20-30 cm yüksekliğinde ahşap veya tel çitler çekmek kaplumbağaların bu alanlara girişini tamamen engeller. Kaplumbağalar zıplayamadıkları ve çok yüksek engelleri aşamadıkları için bu düşük boylu çitler bile oldukça işlevseldir. Ayrıca bitkilerinizi yerden yüksek saksılara veya "raised bed" denilen yüksek ekim alanlarına dikmek, onları kaplumbağaların erişim alanının dışına çıkarır.

    Bir diğer yöntem ise kaplumbağaların sevmediği bitki türlerini bahçe sınırlarına dikmektir; keskin kokulu lavanta, biberiye gibi aromatik bitkiler kaplumbağalar için pek çekici değildir. Bahçenin bir köşesine kaplumbağalar için özel bir alan oluşturarak oraya sevdikleri marul veya meyvelerden bırakmak, dikkatlerini değerli bitkilerinizden uzaklaştırmanıza yardımcı olabilir. Bu sayede kaplumbağa kendi alanında beslenirken, sizin ana bahçeniz güvende kalır.

    Kaplumbağa Bulunan Bahçelerde Dikkat Edilmesi Gereken Hijyen Kuralları

    Kaplumbağalarla aynı alanı paylaşmak, özellikle sağlık ve hijyen açısından bazı sorumlulukları da beraberinde getirir. Kaplumbağalar doğal ortamlarında birçok bakteri taşıyabilirler ve bu bakterilerin insanlara veya evcil hayvanlara bulaşmasını önlemek için bilinçli hareket edilmelidir.

    Kaplumbağaların en bilinen özelliği, sindirim sistemlerinde doğal olarak Salmonella bakterisi taşıyabilmeleridir; bu bakteri hayvanın kendisine zarar vermezken insanlar için ciddi sindirim sistemi rahatsızlıklarına yol açabilir. Bu nedenle bahçede bir kaplumbağaya dokunulduğunda veya yaşadığı alan temizlendiğinde eller mutlaka bol sabunlu suyla yıkanmalıdır. Ayrıca bahçede yetiştirilen ve çiğ tüketilen sebze ve meyveler, kaplumbağaların bu bitkilerle temas etmiş olabileceği düşünülerek sirkeli suyla çok iyi dezenfekte edilmelidir.

    Bahçede çocukların veya evcil hayvanların kaplumbağalarla çok yakın temasta bulunması engellenmeli ve kaplumbağa dışkıları görüldüğü yerde uygun şekilde temizlenmelidir. Kaplumbağaların su içtiği veya yıkandığı kaplar, ev içinde kullanılan lavabolarda değil, dışarıda ve bahçe ekipmanlarıyla temizlenmelidir. Bu temel hijyen kurallarına uyulduğu takdirde, kaplumbağalarla sağlıklı ve güvenli bir komşuluk ilişkisi sürdürmek mümkündür.

    1954’te Sacettin Akaydın tarafından kurulan Akaydın Şemsiye, küçük bir çadır ve branda atölyesinden Türkiye’nin önde gelen şemsiye üreticilerinden biri haline gelmiştir. Rıfat ve Suat Akaydın kardeşlerin öncülüğünde büyüyen firma, bugün Çekmeköy’deki beş katlı tesisinde üretim yapmaktadır. 2009’da Suncool markasıyla markalaşan Akaydın Şemsiye, 2011’den bu yana fuarlarda yer almakta, ihracatı ve özgün tasarımlarıyla sektörde öncü konumunu sürdürmektedir.

    Oluşturma Tarihi: 2026-01-19
    Güncelleme Tarihi: 2026-01-19
    +90 539 653 40 80