Bahçeye fare gelmemesi için öncelikle bu kemirgenlerin temel hayatta kalma güdüleri olan barınma, beslenme ve güvenlik ihtiyaçlarını kısıtlamak gerekir. Fareler, yiyecek bulabildikleri ve kolayca gizlenebildikleri alanları tercih ettikleri için bahçe ekosistemini onlar için cazip olmaktan çıkarmak, istilayı önlemenin en kalıcı yoludur. Doğal kovucular kullanmak, fiziksel engeller oluşturmak ve hijyen kurallarına dikkat etmek, kimyasal ilaçlara başvurmadan bu sorunu çözmenize yardımcı olacaktır.
Farelerle mücadelede kimyasal yöntemlere başvurmadan önce, doğanın sunduğu çözümleri kullanmak hem çevre dostu hem de sürdürülebilir bir yaklaşımdır. Bazı bitkiler ve doğal özler, farelerin çok hassas olan koku alma duyularını rahatsız ederek onları bölgeden uzaklaştırır.
Bazı bitkiler içerdikleri yoğun aromatik bileşenler sayesinde fareler için doğal birer bariyer görevi görürler. Bu bitkileri bahçenizin sınırlarına veya farelerin girme ihtimali olan stratejik noktalara dikmek, kemirgenlerin o alana yaklaşmasını engeller. Özellikle nane, nergis, lavanta ve sarımsak gibi bitkiler, farelerin tahammül edemediği kokular yayar.
Bu bitkiler sadece fareleri uzak tutmakla kalmaz, aynı zamanda bahçenize estetik bir görünüm ve hoş kokular da kazandırır.
Bitkileri doğrudan dikmenin yanı sıra, bu bitkilerin özlerinden elde edilen uçucu yağlar da son derece etkili sonuçlar verir. Konsantre formda oldukları için kokuları çok daha baskındır ve farelerin sinir sistemini rahatsız eder. Özellikle nane yağı, çay ağacı yağı ve karanfil yağı bu konuda en sık tercih edilen seçenekler arasındadır.
Bu yöntemleri özellikle yağmurlu havalardan sonra tekrarlamak, kokunun kalıcılığını ve koruyucu etkisini devam ettirmek açısından kritiktir.
Bahçenin fiziksel durumu, farelerin orada konaklayıp konaklamayacağını belirleyen en önemli faktördür. Karışık, bakımsız ve eşyaların düzensizce istiflendiği alanlar, farelere mükemmel gizlenme ve yuva yapma imkanları sunar. Düzenli bir bahçe, farelerin kendilerini güvende hissetmelerini zorlaştırır.
Uzamış otlar ve kontrolsüz büyüyen çalılar, farelerin yırtıcılardan saklanabileceği ideal bir örtü sağlar. Fareler açık alanlarda hareket etmekten hoşlanmazlar, bu yüzden bitki örtüsünün seyrek ve bakımlı olması onları savunmasız bırakır. Bahçe zeminindeki bitki örtüsünün düzenlenmesi, kemirgen trafiğini doğrudan azaltacaktır.
Bu basit bakım işlemleri, farelerin bahçenizde hareket ederken kendilerini korumasız hissetmelerine neden olur ve bölgeyi terk etmelerini tetikler.
Odun yığınları, eski saksılar veya bahçe malzemeleri, fareler için kışın sıcak tutan ve güvenli olan yuva alanlarıdır. Bu materyallerin doğrudan toprakla temas etmesi ve duvar kenarlarına bitişik dizilmesi, farelerin eve sızmasını da kolaylaştırır. Doğru depolama teknikleri, bu alanların birer "fare oteli" haline gelmesini engeller.
Depolama alanlarındaki bu yapısal değişiklikler, farelerin saklanabileceği karanlık ve kuytu köşelerin sayısını minimuma indirir.
Farelerin bir bahçeyi mesken tutmasının en temel sebebi kolay ulaşılabilir besin kaynaklarıdır. Koku duyuları çok gelişmiş olan bu canlılar, en küçük bir atığı bile metrelerce uzaktan fark edebilirler. Bahçenizi farelerden arındırmak istiyorsanız, öncelikle "ücretsiz büfe" imajını yok etmeniz gerekir.
Mutfak atıkları ve çöpler, fareler için en zengin besin havuzlarıdır. Açıkta bırakılan veya sızdıran çöp torbaları, bölgeye sadece fareleri değil, diğer zararlıları da davet eder. Çöp yönetimi disiplinli bir şekilde yapıldığında, fare popülasyonu besin bulamadığı için doğal olarak azalacaktır.
Çöplerin düzenli boşaltılması ve kovaların sık sık yıkanması, etrafa yayılan yemek kokularını azaltarak farelerin dikkatini başka yöne çeker.
Birçok bahçe sahibi farkında olmadan evcil hayvanlarını beslerken fareleri de besler. Dışarıda bırakılan kedi/köpek mamaları veya kuş yemliklerinden yere dökülen tohumlar, fareler için yüksek enerjili besinlerdir. Bu alanların kontrol altına alınması, fare mücadelesinde kritik bir adımdır.
Besin kaynaklarına erişimi kestiğinizde, farelerin o bölgede kalması için hiçbir motivasyonu kalmayacaktır.
Doğal kovucular ve temizlik önlemleri bazen tek başına yeterli olmayabilir. Özellikle farelerin bahçeden eve veya depolara geçişini engellemek için yapısal müdahaleler gereklidir. Fareler çok küçük deliklerden bile geçebildikleri için bu yöntemlerin titizlikle uygulanması şarttır.
Bahçenin belirli alanlarını, özellikle sebze yataklarını korumak için fiziksel bariyerler kurmak en etkili yöntemlerden biridir. Fareler tırmanma ve kazma konusunda yetenekli oldukları için kullanılan engellerin hem toprak üstünde hem de toprak altında koruma sağlaması gerekir.
Bu tür fiziksel engeller, farelerin en sevdiği alanlara erişimini imkansız hale getirerek onları bahçeden soğutur.
Fareler, kafalarının sığdığı her yerden geçebilirler; bu da yaklaşık bir kalem kalınlığındaki bir delik demektir. Bahçe duvarlarındaki çatlaklar, boru girişleri ve depo kapılarının altındaki boşluklar fareler için açık davetiyedir. Bu noktaların kalıcı olarak kapatılması gerekir.
Bu izolasyon çalışmaları, bahçenizdeki farelerin yaşam alanlarınıza sızmasını kesin olarak durduracaktır.
Fareler genellikle gece aktif oldukları için onları canlı olarak görmek zordur. Ancak bahçenizde bir fare problemi olup olmadığını anlamanın belirli işaretleri vardır. Bu belirtileri erken fark etmek, istila büyümeden önlem almanızı sağlar.
Bahçenizde fare olup olmadığını anlamak için şu işaretleri takip edebilirsiniz:
Özetle, bahçede farelerle mücadele bütünsel bir yaklaşım gerektirir. Sadece fareleri öldürmeye odaklanmak yerine; onların besin kaynaklarını kesmek, saklanma alanlarını yok etmek ve doğal kokularla onları caydırmak çok daha etkili ve sağlıklıdır. Bahçenizi temiz tutarak, çöplerinizi yöneterek ve yapısal delikleri kapatarak farelerin uğramadığı, huzurlu ve güvenli bir açık alan yaratabilirsiniz.
1954’te Sacettin Akaydın tarafından kurulan Akaydın Şemsiye, küçük bir çadır ve branda atölyesinden Türkiye’nin önde gelen şemsiye üreticilerinden biri haline gelmiştir. Rıfat ve Suat Akaydın kardeşlerin öncülüğünde büyüyen firma, bugün Çekmeköy’deki beş katlı tesisinde üretim yapmaktadır. 2009’da Suncool markasıyla markalaşan Akaydın Şemsiye, 2011’den bu yana fuarlarda yer almakta, ihracatı ve özgün tasarımlarıyla sektörde öncü konumunu sürdürmektedir.