Bahçe çimi ekimi, doğru adımlar takip edildiğinde yaşam alanlarınızın çehresini tamamen değiştiren, estetik ve ferah bir yeşil alan yaratan temel peyzaj uygulamasıdır. Başarılı bir sonuç elde etmek için toprağın hazırlığından tohum seçimine, ekim tekniğinden ilk sulamaya kadar her aşamanın titizlikle planlanması gerekir.
Çim tohumlarının sağlıklı bir şekilde çimlenebilmesi için toprak sıcaklığının ve nem oranının ideal seviyelerde olması gerekir. Türkiye iklim koşulları göz önüne alındığında, çim ekimi için en uygun dönemler genellikle ilkbahar (Mart, Nisan, Mayıs) ve sonbahar (Eylül, Ekim, Kasım) aylarıdır. Yazın aşırı sıcakları tohumların yanmasına neden olabilirken, kışın aşırı soğukları ise çimlenmeyi durdurur. Özellikle sonbahar ekimi, yabancı ot rekabetinin az olması ve toprağın hala sıcaklığını koruması nedeniyle profesyoneller tarafından sıkça tercih edilir.
Toprak hazırlığı, çim alanın gelecekteki kalitesini belirleyen en kritik aşamadır. İyi hazırlanmamış bir zemin, drenaj sorunlarına, düzensiz büyümeye ve kısa sürede sararmalara yol açar. Zeminin tesviye edilmesi, su birikintilerini önlemek adına hafif bir eğim verilmesi ve toprağın fiziksel yapısının iyileştirilmesi bu sürecin temel taşlarını oluşturur.
Ekim yapılacak alandaki mevcut yabancı otlar, kökleriyle birlikte temizlenmelidir; aksi takdirde yeni ekilen çimlerle besin ve su rekabetine girerek alanın istila edilmesine neden olurlar.
Temizlik aşaması bittiğinde, zemin pürüzsüz ve ekime hazır bir görünüme kavuşmalıdır.
Toprağın yaklaşık 15-20 cm derinliğe kadar bellenmesi veya çapa makinesiyle işlenmesi, sıkışmış yapıyı dağıtarak köklerin derinlere inmesini sağlar.
Hava alan bir toprak yapısı, çimlerin daha dirençli ve gür olmasını sağlayan temel faktördür.
Toprağınızın besin değerini bilmeden yapılacak bir ekim, verimsiz sonuçlar doğurabilir; bu nedenle ekim öncesi toprak analizi yaptırmak ve eksik mineralleri tamamlamak önemlidir.
Doğru gübreleme, çimlerin ilk çıkış anında ihtiyaç duyduğu enerjiyi sağlar.
Bahçenizin gün ışığı alma durumu, bölgenizin iklimi ve alanın kullanım yoğunluğu (basılmaya dayanıklılık) seçeceğiniz tohum türünü belirler. Genellikle 3'lü, 4'lü veya 7'li karışımlar (varyeteler) kullanılarak her mevsim yeşil kalan bir yapı hedeflenir. Metrekareye düşecek tohum miktarı standart olarak 40-50 gram civarındadır; bu miktardan az kullanım seyrek bir görünüme, fazla kullanım ise mantar hastalıklarına yol açabilir. Alanın toplam metrekaresini hesaplayarak tohumu bu ölçüye göre önceden tartmanız homojen bir dağılım için şarttır.
Ekim işlemi sırasında rüzgarsız bir gün seçmek, tohumların istenmeyen alanlara dağılmasını önlemek açısından büyük önem taşır. Toprağın üst yüzeyinin hafif nemli olması çimlenmeyi hızlandırır.
Tohumların tüm alana eşit miktarda dağılması için alanı hayali bölümlere ayırmak ve tohumun yarısını enine, diğer yarısını boyuna serperek çaprazlama bir yöntem izlemek en sağlıklı sonuçtur.
Eşit dağılım, çimler büyüdüğünde oluşan kel bölgeleri veya aşırı yoğun kümeleri engeller.
Tohumların üzerine yaklaşık 1-2 cm kalınlığında elenmiş torf veya kapak toprağı serilerek tohumun dış etkenlerden korunması sağlanır.
Sıkıştırma işlemi yapılmayan alanlarda çimlenme oranı ciddi şekilde düşer.
Ekim biter bitmez yapılacak ilk sulama, tohumun uyanması ve toprakla bütünleşmesi için hayati öneme sahiptir. Sulama işlemi, tohumları yerinden oynatmayacak kadar ince uçlu fıskiye veya yağmurlama sistemleri ile yapılmalıdır. Toprağın üst katmanı yaklaşık 5-10 cm derinliğe kadar nemlenmelidir. İlk iki hafta boyunca, tohumlar çimlenip yüzeye çıkana kadar toprağın asla kurumasına izin verilmemeli, hava sıcaklığına göre günde 2 veya 3 kez kısa süreli sulama yapılmalıdır.
Yeni çıkan çimler çok narin olduğu için ilk 3-4 hafta boyunca alanın üzerinde kesinlikle yürünmemelidir. Çimler yaklaşık 8-10 cm boya ulaştığında, çok keskin bıçaklı bir makine ile boyunun üçte birinden fazlası alınmayacak şekilde ilk biçim gerçekleştirilir. Bu süreçte güneşli günlerde bahçede vakit geçirirken çimlerin korunması ve toprağın aşırı kurumaması için gölge alanlar yaratmak faydalı olabilir. Özellikle dinlenme alanlarında şık bir bahçe şemsiyesi kullanmak hem dekoratif bir görünüm sağlar hem de altındaki zeminin nem dengesini korumaya yardımcı olur. İlk biçimden sonra hafif bir silindirleme daha yapmak, köklerin toprağa daha sıkı tutunmasını teşvik edecektir.
En sık yapılan hataların başında yanlış mevsimde ekim yapmak ve düzensiz sulama gelmektedir. Özellikle öğle sıcağında yapılan sulama, su damlacıklarının mercek etkisi yaratmasıyla genç çimlerin yanmasına sebep olur; bu yüzden sulama sabah erkenden veya akşam güneş battıktan sonra tercih edilmelidir. Bir diğer yaygın hata ise taze tohumların üzerine gereğinden fazla kapak toprağı atmaktır; 2 cm'den daha derine gömülen tohumlar gün ışığı alamadığı için çürüyebilir. Ayrıca kalitesiz veya bayat tohum kullanımı çimlenme oranını %50'den fazla düşürebilir, bu nedenle daima sertifikalı ve yeni üretim tohumlar tercih edilmelidir.
1954’te Sacettin Akaydın tarafından kurulan Akaydın Şemsiye, küçük bir çadır ve branda atölyesinden Türkiye’nin önde gelen şemsiye üreticilerinden biri haline gelmiştir. Rıfat ve Suat Akaydın kardeşlerin öncülüğünde büyüyen firma, bugün Çekmeköy’deki beş katlı tesisinde üretim yapmaktadır. 2009’da Suncool markasıyla markalaşan Akaydın Şemsiye, 2011’den bu yana fuarlarda yer almakta, ihracatı ve özgün tasarımlarıyla sektörde öncü konumunu sürdürmektedir.